Markanızın Derdi İçerik Değil, Zengin İçerik Olmalı!

Markanızın Derdi İçerik Değil, Zengin İçerik Olmalı!

Çevrenizde mutlaka duymuşsunuzdur şöyle bir cümleyi: “ ne var ya bende yazarım aynısını.”

Sahiden herkes markalı içerik yazabilir mi?

Burada okuma yazma bilen birinin, aklına gelen birkaç cümleyi yazmasından bahsetmiyoruz elbette. Kuralları önceden belirlenmiş bir ürün metnini, hem okuyucuyu sıkmadan hem ahengi kaybetmeden, hem de anlamlı ve anlaşılır bir biçimde yazabilmekten bahsediyoruz. Bu sorunun yanıtını yazımızın son cümlesinde vereceğiz ama önce içerik kelimesinin altının boşaltıldığı, herkesin “içerik yazarı” olduğu bu dönemde biraz, ajans olarak savunduğumuz, besleyici, çeşitli ve birbirine bağlı olması gereken zengin içerik kavramından bahsetmek istiyoruz.

O halde içerik dünyasıyla ilgili merak edilen ilk soruyu soralım!

Her İçerik Aynı Mıdır?

Tabii ki değildir. İçeriği hazırlayacak kişilerin tecrübesi, daha önce çalıştığı markalar, ajansın bu konudaki know how’ı, markanız için hazırlanacak içeriğin kalitesine ilişkin bir ipucu verir. Yani, hiçbir içerik aynı değildir, olamaz da.

Zengin İçerik Neleri Kapsar?

Bir içeriğin zengin olabilmesi için;

  • SEO kelimeleri önceden belirlenmeli ve yazının akışı bu kelimeler doğrultusunda oluşturulması gerekir.
  • Belirlenen kelimeler belirlenen sayıda ve metnin akışını bozmayacak biçimde kullanılmalıdır. Ne az ne de çok; tam kararında.
  • Markanın mesajı, belirlenen kelime sayısı içinde tam olarak verilmeli.
  • Metin, bir ahenk ve akıcılığa sahip olmalı.
  • Tüm bunlar olurken metin anlaşılır ve anlamlı cümlelerden oluşmalıdır.

İlk 4 madde bir içeriğin karşılaması beklenen standart maddelerdir. O maddeler arama motorlarında üst sırada çıkmak için gereklidir. Peki ya son madde? İşte o takipçilerinizin markanızla bağ kuracağı noktadır. İşte içerik ile zengin içerik arasındaki fark da tam olarak budur. Çünkü artık metinlerde SEO uyumluluk zorunludur, içeriğin anlaşılır ve besleyici olması ise zenginliğini gösteren en önemli detaydır.

Sadece SEO’ya oynayan “içerik yazarlarına” inat, anlaşılır, akıcı ve zengin bir dil kullanılarak kurgulanmış bir içerik, kullanıcıların markayla kuracağı samimi bağ için şarttır. Laf salatası yapmadan, mesajını doğrudan, anlaşılır ve kullanıcılarının ihtiyaçları göz önünde tutularak yazılan her içerik, kullanıcının gözünde kraldır, kraldan da ötedir.

Bir içerik asla sadece SEO’ya oynamamalıdır. Evet, belirli kelimeler kullanarak Google’ı mutlu edebilirsiniz ama ya kullanıcılarınızı? İçeriğinizin kullanıcılarınız için de anlaşılır ve mutlu edici olması gerekir. Yapılan araştırmalara göre kullanıcılarınızın içeriklerinizden memnun kalmasını istiyorsanız iki yöntemden birini uygulamalısınız.

İçerikleriniz ya “bilgilendirici” olmalı ya da “duyguları harekete geçirmeli”.

İçerik Nasıl Zenginleştirilir?

Bir içeriğin zengin içerik olabilmesi için birkaç aşamadan geçmesi gerekir. Önce yukarıda bahsettiğimiz iki seçenekten birini seçin. Ardından hedef kitlenizi göz ününde bulundurarak bir iletişim tonu belirleyin. Sonrasında içeriklerinizin hazırlanacağı yöntemlere biraz kreatiflik katın. Mesela, okumayı pek sevmeyen, genç bir kitleye sesleniyorsanız, uzuun uzun makalelerin size uygun olmadığı pek aşikar. Onun yerine görsel zenginliği yüksek, hızlı tüketilebilir bir içerik çalışmasını tercih edin. Belki bol gifli bir liste yazısı güzel olabilir mesela?

Özetle, güçlü bir marka imajı ve hedef kitleyle kurulacak sağlam bir bağ için, içeriğinizi kime emanet ettiğinizi, ajansın sizden önce hangi markalar için çalıştığını, hangi işleri yaptığını bilmeli, kararınızı başarılar üzerine vermelisiniz.

Şimdi yazımızın başında sorduğumuz soruya geri dönelim: herkes içerik yazabilir mi? Evet, herkes içerik yazar ama herkes zengin içerik yazamaz!